Bilinmesi Gerekenler
->
Gümüşhacıköy İlçesi Orta Karadeniz Bölgesinin iç kısmında 35-36 doğu meridyenleri ile 40-41 kuzey paralelleri arasında yer alır. Deniz seviyesinden 810 metre yükseklikte olup, yüzölçümü 716 km2 dir. Kuzeyinde Vezirköprü, Güneyinde Hamamözü, Doğusunda Merzifon ve Batısında Osmancık İlçesi vardır.
Gümüşhacıköy kuzeyinde Taşan(tavşan) dağı,batıda İnegöl dağı,güney-batıda Ereğli(Saray) dağı ile çevrili olup doğusunda geniş Gümüş ovası bulunmaktadır.Gümüşhacıköy 35 derece 15 dakika doğu boylamı, 40 derece 52 dakika 48 saniye kuzey enlemindedir.
İlçemizin en yüksek noktaları Taşan dağı üzerinde Gök oluk(1909m.),Yuvalı(1901m.) ve İnegöl dağı zirvesi ise 1864m. dir.
Gümüşhacıköy önemli bir akarsuya sahip olmamakla birlikte İnegöl dağından doğan İmirler çayı,Taşan dağından doğan Kuru çay ile birleşip,ilçe merkezini ikiye bölerek Gümüş ovası boyunca uzanır.Gümüş kasabasından geçen Kabadere ile su gözleri birleşerek Gümüş ovasından Çavuşköy civarlarında ilçemizden geçen çayla birleşerek Yeşil ırmak kolu olan Tersakan’a karışmaktadır.
1) Yüzey Şekilleri : İlçedeki dağlar genellikle orta yüksekliktedir. Kuzeyinde Canik Dağları’nın bir kolu olan Tavşan Dağları, batı ve güneybatısında İnegöl Dağları vardır. En yüksek tepe 1864 metre yüksekliğindeki İnegöl tepesidir.
İlçe merkezi Tavşan Dağları ile İnegöl Dağları arasında kalan geniş bir ovanın ortasında kurulmuştur. Gümüş kasabası ile Bacakoğlu köyü yakınlarından başlayan ova, doğuya doğru uzanarak Merzifon ile birleşir ve Gümüş ovası adını alır.
2) Akarsular : İnegöl Dağlarından doğan Gümüş suyu, çevresindeki küçük çaylarla birleşerek Yeşilırmak’ın bir kolu olan TERSAKAN ÇAYI’ nı oluşturur.
İnegöl Dağları’ nın batı tarafından doğan bir çay Hamamözü istikametinde Akpınar Suyu adını alır. Tavşan Dağlarından doğan Karaköy çayı ile Pusacık çayları bu su ile birleşerek Hacıpınar çayını oluştururlar. Osmancık İlçesinden geçen bu çay Kızılırmak’ a ulaşır.
3) İklim ve Bitki Örtüsü : İlçede, geçiş bölgesi iklimi (mikro klima) egemendir. Genellikle ılıman olan iklim bazen Karadeniz, bazen de İç Anadolu’nun karasal iklimi niteliklerini gösterir.
Yazları sıcak ve kurak, kışları ilçe merkezinde ılıman ve yağışlı, yüksek kesimlerde soğuk ve yağışlı olarak geçer.
Bitki örtüsü genellikle kayın, meşe, karaağaç ve çeşitli çamların bulunduğu ormanlardan oluşur.
4) Gölet ve Barajlar :
— Gümüşhacıköy İlçesi içerisinde baraj bulunmamaktadır.
|
GÖLETİN ADI |
KAYNAK ALANI |
SULANAN ALAN |
|
Gümüşhacıköy (Sarayözü) göleti |
14.125.000 m3 |
37,000 da |
|
İmirler Göleti |
1.350.000 m3 |
|
|
Ayvalı Göleti |
550,000 m3 |
|
|
Çitlibağlıca Göleti |
3.250.000 m3 |
7,100 da |
|
4 Gölette toplam |
19.275.000 m3 |
44,100 da |
İKLİM
Orta Karadeniz ile İç Anadolu iklimine diğer bir ifade ile kıyı ve karasal iklim arasında geçiş bölgesi karakteri taşımaktadır. İlk bahar, yaz ve kış mevsimlerinde Orta Avrupa’dan başlayıp. Balkanlar üzerinden ülkemizi etkisi altına alan hava akımı etkisi altındadır. Serin ve Karadeniz’den nem kazanan bu hava akımından dolayı yağışlarda belirgin bir devamlılık oluşur.Son baharda ise Ege ve Marmara’dan sokulan Karadeniz’e doğru ilerleyen hava kitlesi kısa süreli sağanak yağışları meydana getirir
GÜMÜŞHACIKÖY İLÇE TARİHİ
Ingiliz arkeolog William M. Ramse, incelemeleri sonucu 1888 yılında yayınladığı “Anadolu’nun Tarihi,Coğrafyası” isimli kitabında etonia isimli bir şehirden bahseder. Bu şehir M.S. 140 yıllarında bugünkü ilçemiz Gümüşhacıköy üzerinde kurulmuş ve Dogu Roma İmparatorluğu’ nun en gözde
şehirlerinden birisidir. O kadar ki ; Ankara’ dan doğuya giden Roma üzerindeki Eukhaita (Çorum), Karissa (Alaca) ve Amesia (Amasya) şehirlerini birbirine bağlayan bir merkezdir.
15. yüzyil Anadolu’sunda Amasya ve civarında çesitli derebeylikler vardı. Gümüshaciköy’de o zamanlar Vezirköprü ve Merzifon arasında da hüküm süren ve simdiki tavşan dağlarının yukarı kesimlerinde yasayan Mirdat Oglu Celalettin beyin hüküm sürdügü anlatılır. Zaten Tavsan Dağları da adını büyük bir olasılıkla bu beyden almıştır.
1876 ‘li yıllarda Gümüshaciköy’de etraflı bir güzelleştirme ve geliştirme faaliyeti baslatılmıştır. Bunun sonucunda Cumara, Artıkabat, Saray, Hacıyahya, Adatepe, Beylikçayırı, Ermeni Kilise ve Çay mahalleleri olmak üzere sekiz mahalleden oluşan ilçemiz; Gümüş’ten kaymakamlığınn taşınmasıyla gerçek kimliğine bürünmüstür.
Balkan savaşları ve I. Dünya savaşı sonrasında Gümüshaciköy nüfusu oldukça azalmıstır. Savaşlarda binlerle ifade edilebilecek oranlarda kayıplar veren ilçemiz halkını; geriye kalan gaziler ve bir kısım savaşta yara almamış kisiler olusturuyordu. Anadolu’ nun serv anlaşmasından sonra yabancı ülkelerce işgal edilmesinde Ingilizlerin Merzifon ‘a kadar ilerledikleri bilinmektedir. Bu duruma rağmen
Ingilizlerin Gümüşhaciköy’e kadar gelmeleri ve Hükümet konagına bayraklarını çekmeye ugraşmaları geriye kalan kadin ve çocuklarla, sakat gazilerimiz tarafindan bertaraf edilmistir. Taşlar ve sopalar onlara silah olarak yetmistir. Bagımsızlık atesi o zamanlarda Gümüshaciköy ‘e sömürgeci devletlerin bayraklarını asmalarına ve hakimiyetlerine imkan vermemistir
Abdi-zade Hüseyin Hüsamettin Efendi Amasya Tarihi isimli eserinde ilçemizin kuruluşunu şöyle anlatmaktadır. Hacı Köyü kasabası müslümanların burayı fethettikleri zamanlarda Gimri türklerinden bir kısmının oturduğu yer olması münasebetiyle “Gemari” diye adlandırmış tır 300 yıldan fazla bir zaman bu isimle anılmakta iken Gimri aşiretinden çıkan Sadrettin Artuk ed-türmani el-kaymari 780 (1378) tarihine kadar burayı mamur bir durumda bulundurmuş ve burada cami ve mektep gibi ilim müesseseleri yaptırmış olmasından”Artıkabat” diye isimlendirmiştir. Bunun neticesi olarak, gemari adı bir mahalleye isim olarak kalmış sonralarıda bu kelime “cemare”şekline dönüşmüştür demektir. günümüzde ise cemare ismi cumara olarak bir mahalle Artıkabat ise yine başka bir mahallenin ismi olarak anılmaktadır.İmiller köyü yedi pelitler mevkinde bulunan iskit kumandanına ait mezar kalıntıları ve niyaz baba çevresinde bulunan buluntulardan da anlaşılacağı üzere, iskit türkleri diyer adıyla alan türkleri ilçemize Anadolunun fethinden önce gelmiştir.Bu mezar buluntuları ile iskit Türklerinin Anadoluya Malazgirt savaşından önce geldiği yerli ve yabancı tarihçiler tarafından kabul edilmiştir. Ayrıca bu mezarların bulunduğu bölgenin kuzey ve güney istikametlerindeki köylerimizin güneyindekinin adı alan kuzeyindekinin ise kuzalan isimli olmaları Alan türklerinin ismine izafeten bu adları aldıkları kanaatindeyiz. xv. Yüzyıl Türkiyesinde Amasya ve civarında çeşitli isimlerle dere beyler yaşardı. Akdağ yöresinde Mübarezettin sevindik bey, Ladik civarında İhdiyarettin sevinç bey, Vezirköprü, Gümüşhacıköy arasında bulunan ve taşan dağları denilen (şimdiki Tavşan dağları) yerdede Mirdat oğlu Celalettin Taşan Bey derebeylik edeyordu. Kuvvet ve kudretle, diğer beylerden fazla idi. Taşan bey şimdiki Tavşan dağının yüksek yaylalarında oturduğu için bu dağlara adını vermiştir. Kardeşi idris Bey Vezirköprü kazasının batı tarafına zeytin ve göl bucaklarına esen beyde somak va alaki bucaklarına derebeylik yaparlardı. Gümüşhacıköy kazasında Amasya’nın şöhretli kişilerinden Gümüşlü Zade Abdullah Çelebinin kardeşi Burhanettin Ahmet bey derebeylik yapardı. Gümüş’te bir mahalleyede adının veren meşhur Armağan bey bunun adına kazayı idare ederdi Gümüş kasabasıda bu yıllarda Gümüş pazarı diye anılırdı. buranın kadısı Mevlana Nizamettin Abdulmelik oğlu Ömer El-nihcivan Bey idi yine aynı kitabında Hüseyin hüsamettin efendi, Osmanlı döneminde Gümüşhacıköy’ü ve bu ismi alışını şöyle anlatmaktadır. Hacı Mehmet Çelebinin oğlu 1491 tarihinden itibaren Gümüş madeni nazırı olarak uzun bir müddet burada oturmuş ve buranın gelişmesini sağlamış burada vefat ettiğinden dolayıda Hacı nazır köyü denmiştir. Daha önceki ismi olan Artukabat adı da bu tarihten itibaren bir mahallenin adı olarak kalmıştır. Hacı nazır köyü lafzı halk arasında yanlış telaffuz edilerek bir müddet bu köye Hacı Nadır köyü denmiştir.Daha sonrada nadır lafzı da kaldıralak Hacı köyü denmiştir. Bu izahlar eski kayıtlardada bulunmaktadır.
Hacı köyü’nün ilçe olması:Bir ara Gümüş madeni Köprülü Mehmet paşaya has arpalık olarak verildiğinden burada oturması emredilmişti.Köprülü Mehmet paşa bu esnada burada kargir ve gayet sağlam bir Kervansaray bir bedestan bunların kuzeyinde büyük bir camii ve yanındada bir hamam (ördekli hamam) yaptırarak bunların tamamını 1661 yılında vakvetmiştir. Özet olarak 1863 tarihine kadar hacıköy eşrafı ve nahiye müdürleri bu kasabanın imarında çaba sarf etmişler bunun neticesindede Cemare,Artıkabat,Saray Hacıyahya Adatepe, Beylikçınarı, Ermeni kilise ve Çay isimli sekiz mahalleli yeni bir kasaba meydana gelmiştir. Kazanın ileri gelenleri kaza ve halkının gayret ve çabaları ile daha önceleri Gümüş’e bağlı nahiye olan ve Gümüş’ün Hacıköyü diye anılan Hacıköy’ü 1881 yılında kaza merkezi haline gelmiştir.Daha önceleri kaza merkezi olan Gümüş kasabası da nahiye merkezi olmuştur.
İlçede en önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Halkın % 90’ı geçimini tarım ve hayvancılıkla, % 5’i ticaretle, % 2’si sanayi ve el sanatlarıyla, % 3’ü de kamu görevliliği ile sağlamaktadır. İlçe nüfusunun %90’ı geçimini tarımsal ve hayvansal üretimle sağlamaktadır.
İlçenin yüzölçümünün % 24,4’ ü (147,500 dekar) tarım arazileri, % 18,4’ ü orman alanları, % 24,8’ ini taş, kum ve kayalık alanlar, % 25 ‘ ini mera ve otlaklar, % 7,4’ ünü de yerleşim alanları ve yollar oluşturmaktadır.
İlçede tarım yapılabilen 147,550 dekar arazinin %43’ü (63,440 dekar) baraj, gölet ve sondajlardan yararlanılarak sulanabilmektedir.
İlçede tütün, şekerpancarı ve soğan gibi ürünler yanında buğday, arpa, çavdar, yulaf ve mercimek gibi ürünler de yetiştirilmektedir. Tütün üretiminin azalması nedeniyle alternatif ürün arayışları içerisinde aşılı kültür böğürtleni ve ahududu yetiştirilmeye başlanmıştır.
İlçede en çok koyun ve sığır beslenmektedir. Geleneksel mera hayvancılığı yanında besi hayvancılığı da yapılmaktadır.
Ormancılık: İlçemiz topraklarının % 18,4’ ü (111,230 dekar) orman alanıdır. Kayın, meşe, sarıçam ve karaçam ağaçları yaygındır. İlçenin kereste ve yakacak odun ihtiyacı kendi ormanlarımızdan karşılanmaktadır. Yıllık kesim kapasitesi 6000 m3 olup, İlçe ekonomisine 150,000.-YTL. Katkıda bulunmaktadır.
Sanayi ve Ticaret: İlçe nüfusunun % 90’ ının geçim kaynağını bitkisel ve hayvansal üretim oluşturmaktadır. Sanayi kuruluşları açısından yeterince gelişmemektedir. İlçemizde mevcut sanayi kuruluşları 1 adet tekel yaprak tütün işletmesi (2005 yılı içerisinde personel, sigorta, vergi ve tütün ekicilerine toplam 4.534.078,00-YTL ödeme yapılmıştır. İşletmede el açımı ve makine açımı işleme faaliyeti yapılmış olup, en son 2001 yılı ürünü işlenmiştir. Genel Müdürlüğün 20.09.2002 tarihli emirleri ile işleme faaliyetine ara verilmiştir. İşleme faaliyetine ara verilmeden önce İşletmede 565 işçi çalıştırılmakta idi. Halen İşletmede 150 personel 168,213 balya 4.282.376 kg. tütün depolarında muhafaza edilmektedir), 2 adet un fabrikası 1 tanesi faal,1 adet İş Eldiveni Fabrikası,1 adet Hava Yastığı fabrikası ve 1 adet kendir (faal değil) fabrikasından ibarettir
ULAŞIM DURUMU
İlçe Karadeniz’ i İstanbul’ a bağlayan devlet karayolu üzerindedir. İlçe merkezi, Gümüş Kasabası üzerinden ve Merzifon üzerinden Ankara’ ya, Osmancık üzerinden İstanbul’ a giden asfalt yollarla doğu, batı ve güney yönlerden asfalt yollarla çevre ilçe ve illerle bağlantılıdır. İlçemiz sınırları içerisinde toplam 41 km karayolu bulunmaktadır.
İlçenin köylerle bağlantısını yılın 12 ayında mümkün kılacak şekilde yollar mevcuttur. Köy yollarının tamamı asfalt kaplama olup, yenileme çalışmaları yapılmaktadır.
İlçe merkezi, Gümüş Kasabası ve tüm köylerde elektrik ve telefon gibi altyapı hizmetleri mevcuttur.
Popularity: 10% [?]







